Geçenlerde, daha önce hiç deneyimlemediğim bir fotoğraf performansı içindeydim. Hatta fotoğraf kısmı ile alakam olmadığı gibi, olayın içeriği hakkında da bir bilgim yoktu. Sadece mantık, işlevsellik olarak daha önce pek çok filmde yer almıştı bu olay.
Olayı, olay anında öğrenmeye çalıştım. Bir işlem şeması vardı bu spor oyununun. Bir de adı vardı; Okçuluk. Hatta Okçuluk Dünya Şampiyonası’ymış.
Benim de öncesinde haberim yoktu olaydan. Sportif performansların yegane fotoğrafçısı yakın arkadaşım Semih, kapıma gelip ¨haydi gidiyoruz¨ demeseydi de kolay kolay haberim olmazdı. Alt komşum bu arada kendisi, o yüzden kapıma gelmiş olabilir.
Neyse. İşin garip yani, hiç haberim hatta bilgim bile olmayan organize bir olayı fotoğraflarken bulmak kendimi. Kademe kademe. Parça parça ve sıra ile fotoğrafladım.
Hatta işi kılıfına uydurup, bir de böyle bir lens ile kamera da geçirdim elime (aşağıdaki);

© http://blog.martinbaileyphotography.com/
Açıkcası, Semih güzel bir ev sahipliği yaptı da diyebilirim bu yüzden. Lensi tanımayanlara; 600mm f/4. Body de, Canon EOS 1D Mark III.
Anlayacağınız, aşağıdaki fotoğraflar bu birleşim ile çekildi.
Olay böyle başlıyor; sporcu yerini alıyor ve yaklaşık 35-40m’lik mesafedeki hedefe nişan almak için hazırlanıyor.
Nişan alıyor. Bunu yaparken çok cool ve dikkatli olmak gerek sanırım. Bu kız öyleydi hep.
Ve bırakıyor! Yaklaşık 3-4sn sürüyor, nişan aldıktan sonra oku bırakması.
Ok hedefe varıyor ya da varmıyor.. Dünya Şampiyonası kafasında olan okçularınki varıyor tabii.
Neyse, sonra birileri gidip yanına okun vurduğu noktaya göre puanını söylüyor. Diğeri de not alıyor.
Sonra bir kadın sağ kolunu kaldırıyor.
Bütün bunlar olurken de, arkada güzek bir kız optik bir dürbün ile hedef noktasını gözetliyor.
Sonra kafasını kaldırıp bir şeyler bağırıyor bu güzel kız. Daha arkasında da TRT’nin canlı yayını yapılıyor.
Hedefi gözetleyen güzel kız yetmezmiş gibi, sağ tarafta çadırın içinden bir adam da hedefi gözetliyor sessizce.
Ve tabii, en arkadan da birileri seyirci olarak olayı izliyor.
Bütün bunları aynı anda süzen ve belgeleyen Semih de, bana poz veriyor. (fotoğrafın çekildiği mesafe yaklaşık 40m)
Bu tip bir blog yazmayalı çok olmuştu. O yüzden benim içime sindi blog arşivinde yer alması böyle bir şeyin.
Ah bir de, unutmadan, tarihteki çok eski sporlardan birinin Dünya Şampiyonası yapılmış ve yazılı ya da görsel haberlerde bunun haberi bile düzgün bir şekilde geçmemiştir. Garip.
Ya da ben kaçırmış olabilirim.
Son olarak, bu yukarıdaki fotoğraf tipinden hoşlanan insanlar için de spor fotoğrafçılığının uç noktaları adlı link’i sunmak isterim;
http://www.boston.com/bigpicture/2011/11/pan_american_games_2011.html
İyi bayramlar herkese.
L











No Comments »
No comments yet.
RSS feed for comments on this post. TrackBack URL