Bodrum’a deneysel bir yaklaşım oldu diyebilirim bu sefer. Bir önceki blog’un kaosundan kurtulup 5 günlük bir Bodrum kaçamağının getirdiği huzur ve yalnızlık hissi.
Tercihen yapılmış ve bu yüzden de deneysel bir yaklaşım diye adlandırıyorum bunu.
Modern toplum-şehir hayatındayken, gerçekten de alıştığımız sosyal çevreden, yakın-uzak insanlardan soyutlanıp sadece doğaya odaklanmak.. biraz sıkıntılı bir durum fakat kafası var.
O kadar zorlanarak ve yorularak bir sosyal çevre sistemi kuruyoruz ki etrafımızda, bunun içinden sıyrılma isteği bu zorlanmanın yanında inanılmaz bir boyuta ulaşıyor. Alışkanlıklarımız, ihtiyacımız olan şeylerin önüne geçiyor.
TV’de sabah programları gibi ya da kızların kendi aralarındaki dedikoduları..
Bu yüzden bu fotoğraflar benim için biraz daha özel bir anlam taşıyor.
Çok ciddi bir giriş oldu yine.
Yanlış otobüse bindikten sonra kalkışa yaklaşık 3dk kala yakaldığım uçağın klasik fotoğrafı.
Son uçaktı o günkü, içeride de kimse yok tabii.. Bir de Pegasus, iyi işler yapıyor. Bakalım ileride ortak bir şeyler de olabilir..
Kucakta uyuyan çocuklar.
Bodrum Havalimanı’nda Avrupalı bebeler. Messi de var aralarında. İyi güzel oynuyorlar fakat da, çok yüksek ses ile anlaşıyorlar. 7′den 70′e hepsi bağıra çağıra..
Teyze.
Bir kaç yıl önce ben de bu kafada bir şey yapmıştım. Bütün gece takıl, son minibüse bin.. Bazen de son minibüsü kaçır ve ilk minibüsü beklerken uyukla..
Bu Bodrum’daki minibüslerin yenilenmesi de iyi oldu.. Gayet rahat ve konforlular. Bir de fahiş fiyatları var. Fakat normal, neticede; sürümden kazanamıyorlar.
Aslında en güzeli scooter. Geçen sene kiralamıştım da, ehliyetim yanımdaydı. Bu sefer evde unutmuşum. ^^
Evin balkonuna ilk çıkış. Bank-Ev Sitesi. Bildiğim kadarı ile Bodrum dolaylarında kendine ait sahili olan tek site. Otelleri bilmemneleri demiyorum..
Yazlık insanı. Başlı başına bir insan türü. Tembelliğin dibine vurmak ya da.
Site’nin iskelesi. Nikon F3′ün üstten bakma zımbırtısı sayesinde..
35/1.4 AIS nasıl bir lenstir.. Saygı duymak gerek Nikon lenslere.. Ve tabii Zeiss.
Site’nin Trophy’si. İnsanlığın ilk icatlarından biri olabilir, o kadar eski. İnsanları evlerinden alıp sahile indiriyor.
Sağlıklı bir erzak. Bu sefer sütü dondurucuya koymadım.
Bkz: http://www.leventkopuz.com/blog/wp-content/uploads/klbdr-34.jpg
Akşamüstü bu sefer. En aşağıya kadar site devam ediyor. Biraz büyükçe.
Ana giriş.
Yerli bir güvenlik görevlisi. Bilmem kaçıncı güvenlik noktasında. Köpek de, hayret havlamıyor bu bana.
Tabii ki huzurun bir parçası, Starbucks. Bodrum’daki en soğuk-serin cafe burası olabilir. Efsane bir yer Bodrum’daki Starbucks. Eskiden yoktu, yeni açtılar iyi de oldu. Fena kafası var.
Körfez.
Gece site. Beyaz evler. Sensation White gibi.
Çalınan telefonum. Uçup giden yüzlerce telefon nuraması ve bilgi. Hiç hoş olmadı.. Rehber yedeklemeyi ihmal etmek de tabii alkışlanacak bir durum.
Çin işi.
Sahile doğru.
Bu şezlonglar bir kaç çeşit oluyor. Bazılarının yanlarında kol koyma yeri gibi ya da tutma yeri gibi bir şey oluyor. İşte onlar ölüm! Uzak durun onlardan.
Kafeterya.
Site’nin yeni alışkanlığı; 5 simiti. Karper ve çay ile iyi olur. Bizim burada da var böyle ufak simitler. Çengelköy’de yani. Hani bu yerli turistlerin keşfettiği ve sabahları kadınların akşamları erkeklerin doldurduğu güzide semt.
Renkler gölgeler. Diyafram kısık tabii.
Detayda çocuk uçuyor.
Antik yapı. 3-5 yılı var.
Trophy’den. Eve çıkarken. Akşam güneşi ve gölge.
Detay.
D’ya.
Bu da..
Kral Çıplak.
Sitenin ara sokakları.
Ya şimdi bu fotoğraf fena da olmadı hani ama tam da istediğim gibi değil. Ama olsun, bir şeye benzediğini düşünüyorum. Ki buraya koydum..
Exif: 35/1.4, 400 ASA, ~450sn.
Yıldızlar iyidir. Adam olmak için biraz izlemek gerek..
Efsane tatlıların yeri.
Limana doğru turlarken bir grup heyecanlı genç. Kız halinden memnun tabii ve klasik olarak stresi yaşayan kişi de sağda.
Burger’da siparişi A4 kağıt ile vermek de iyi fikir. Hatta kağıdın süslenmesi fln.. Deneyeceğim.
Hatıralar..
Yunan sokakları gibi.
Issız Adam’ın yaşlı versiyonu.
O tatlıcıdan. Peçete net ama olsun.
Aslan çiziyor sanırım. Bir şeye benzetemiyorum ben.
Neyse, siteye devam.. Bu da seyyar manav. Direk imalattan halka.
Yattığım yerden.
Bu da.
5 günde 3 kitap. Hiç de fena değil.. Abi de bizden.
Gündemi takip etmenin en basit yolu. Bakıp geçmek.
Trophy beklenirken. Çok NTV ağzı oldu.
mazharolmak ve ayran. Anlayana..
Bu fotoğraf bana nedense Blood Diamond filmini hatırlatıyor.
Hayatta en çok sevmediğim iki şey; saksıdaki çiçekler ve köpekler.
İşte, huzuru düşünüp anladığım nokta. Bir nevi tapınak.
İyi de geldi sayılır bu 5 gün bana. Bodrum’un sadece alkol, müzik, sex ve danstan ibaret olmadığının bir ifadesi belki de.
Bu fotoğrafların başka bir özelliği de, aslında bu kadar olmamaları. Hiç göremeyeceğim 20-25 kare daha var bu tatile ait. Sevgili Nikon F3′üm ile çekilen ve görebildiğim son kareler ise bunlar işte; çünkü geçen Cumartesi o da çalındı.
Hadi bir süreliğine elveda.
L































































No Comments »
No comments yet.
RSS feed for comments on this post. TrackBack URL